06 Ağustos 2008 Çarşamba

[sensizlikfakultesi] Dış görünüş iş hayatında ne kadar etkili?

Dış görünüş iş hayatında ne kadar etkili?

İstanbul Bilgi Üniversitesi, Milliyet İK ve İnsankaynaklari.com'un son araştırmasına katılan 62 bini aşkın kişinin yüzde 56'sı iş hayatında dış görünüşün en önemli unsur olduğuna inanıyor.

Kızım daha altı aylık bile değildi; yakın dostumuz olan bir çift ev ziyaretine gelmişti. Başıma geleceği az da olsa hissediyordum ama belki bizim kız uyanmaz da bu karşılaşma gecikir diye umut ediyordum. Fakat maalesef uyandı ve doğal olarak misafirler odasına gidip onu görmek istedi. Önden adam girdi, her şey o noktaya kadar iyiydi; sonra arkasından kadın. Ve işte bizimki o noktada bastı yaygarayı. Susturmamız, abartmıyorum, bir on dakikamızı aldı.

Merak ettiniz değil mi?

Acı ama gerçek, söylemesi de toplumca pek münasip değil ama, madem konumuz bu, amaç da bilime hizmet, söyleyeyim:

Maalesef kadın oldukça çirkindi. En nazik bir dille: Oldukça esmer, oldukça şişman ve oldukça orantısız bir suratı vardı, bir de üstüne bakımsızdı. “Çirkinlik sübjektiftir, sana gören çirkin olan bana göre güzel olabilir” diye atılmayın hemen. Öyle olmadığı Judith H. Langlois ve Lori A. Roggman adlı iki psikolog tarafından yakın geçmişte bilimsel olarak kanıtlandı.

En 'güzel' insanlar tahmin edildiği gibi sadece masallarda tasvir edilen ve ender rastlanan güzelliklere sahip olan kişiler değil; aslında tüm insanların suratlarının 'matematiksel' bir ortalamasına sahip olan, yani kelimenin tam anlamıyla 'ortalama' bir güzellikte olanlarmış meğer!

GÜZELE BAKMAK SEVAPTIR

'Güzellik algısı' bir çocuğun daha ilk aylarında gelişiyor ve kısmen doğuştan gelen bazı etkilerle şekilleniyor. Bir yetişkin ile bir bebeğin görmek istediği surat tercihinin aynı olduğu zaten çoktan belirlenmiş çalışmalarda. Aşk ilişkilerinde de, meseleye hangi teorik duruştan bakarsan bak (davranışçı, bilişsel, sosyo-biyolojik, psikodinamik, vb) sevilenin 'fiziksel çekiciliği' insanların söylemekten imtina etmelerine rağmen, genel inanışın tersine çok ama çok önemli.

Ünlü Alman Filozof Schopenhauer, 'Aşkın Metafiziği' kitabında, aşkın amacının insanın gelecekteki varlığını sürdürme isteği olduğunu öne sürer. Yani üreme ve bir sonraki kuşağı yaratma isteğidir aslında aşk diye bildiğimiz şey. Hayatta âşık olacağımız kişiyi seçimimizde de, yaşam irademiz bizi, 'güzel' ve 'zeki' çocuklar dünyaya getirme şansımızı yükseltebilecek kişilere âşık olmaya doğru iter ona göre.

Peki bebeklikten itibaren 'güzel'e eğilim gösteren bizler, iş hayatında, eleman seçimlerinde acaba buna ne kadar önem veriyoruz?

Aslında ifade edilen genel inanış, bir adayın bir işe uygunluğunun sahip olduğu nitelikleriyle ölçülmesi gerektiği. Fakat genel temayül, kuvvetli bilinçaltı etkilerle, görüşme anındaki kıyafetin ve genel bakımın yanı sıra, adayın fiziksel özellikleriyle (boy, kilo, vb) bir bütün olan 'dış görünüş'ün de bu işte çok etkili olduğu. Özellikle de 'satış' alanında çalışacak kişilerde ve iletişimle ilgili sektörlerde (reklâm, halkla ilişkiler gibi) 'fiziksel görünüm' şartları neredeyse dillendirilmeyen ve yazılmamış bir kod.

Bu durum konuya yönelik net bir hukuki yaptırımı olmayan Amerika’da artık sınırları zorlar durumda. Buluttan nem kapan Amerikalılar her türlü olası ayırımcılık ima eden davranışı mahkemeye sevk etmeye devam ediyor. Mesela 2005’te ünlü Abercrombie&Fitch şirketi, işe alımlarda ırk ve yaş ayırımcılığı uygulamaktan dava edildi. Firmanın marka imajına uygun kişileri yani genç, çekici, beyaz, erkek ve havalı kişileri işe aldığı iddia ediliyordu.

Araştırmalar da bu eğilimi doğrular nitelikte. Mesela 2003'te Sosyal Davranış ve Kişilik dergisinde yayınlanan Shannon ve Stark’a ait makale. 'Personel seçiminde fiziksel görünüş' meselesini iki boyut özelinde inceleyen akademisyenler, sakallı olmanın ve çekiciliğin işe alımlardaki etkisini tartışmış. Sonuçlar sakallı olmanın genel değerlendirme de değil ama son kertede yönetim pozisyonlarına işe alımda olumsuz etkisi olduğunu gösteriyor.

Solnick ve Schweitzer’in 2002’de Organizasyonel Davranış ve İnsan Karar Verme Süreçleri dergisinde çıkan 'güzellik' ve 'pazarlık' ilişkisi üzerine çalışmaları da ilginç. Satış ve pazarlama açısından çok önemli olan bulgular, 'güzel' kişilere daha güzel (daha avantajlı) teklifler yapıldığını gösteriyor.

Bu hafta İnsankaynaklari.com'la yaptığımız küçük anketimizde de, Türkiye’de yüzde 56’nın iş yaşamında dış görünüşün en önemli unsur olduğuna inandıklarını belirledik. “Önemli ama en önemli değil” diyen kesim ise yüzde 35. Yani gerçeklerin farkındayız gibi.

BOYUN UZUNSA ÜZÜLME!

Malcolm Gladwell, 'Blink' adlı meşhur kitabında, hepimizin bilinçaltında, özellikle 'lider' kişiliklerin belirli bazı fiziksel özelliklere sahip olması gerektiğini düşündüğümüzü söylüyor. Bu önermesini de, Fortune 500 listesindeki firmaların yarısıyla görüşerek ilginç bir şekilde doğrulatıyor. Görüştüğü şirketlerin neredeyse hepsinin en tepesindeki ismin (CEO) boyunun, ortalama bir Amerikan erkeğinin boyundan daha uzun olduğunu belirliyor. Ve meselenin hiç tartışılmamasının, durumu cinsiyet ve ırk ayrımından bile daha vahim hale getirdiğini söylüyor Gladwell. Haksız da değil aslında. Bir 'kısa boylular' birliği kurulmadıkça pek yol alınamayacak gibi. O zamana kadar, ortalama Türk insanına göre (erkekler için 1,73cm, kadınlar için 1,62cm) boyu daha uzun olanlar (yaşasın ben!), neden olduğunu bilmeden iş hayatı basamaklarını biraz daha çabuk çıkacaklar sanırım!


ANKET SONUÇLARI

Dış görünüşün iş yaşamında önemli olduğuna inanıyor musunuz?

Evet, en önemli unsurlardan biri - Yüzde 55,93

Hayır, hiç önemi yok - Yüzde 3,85

Evet ama en önemli unsur değil - Yüzde: 34,75

Hayır ama yükselmek için yardımı oluyor - Yüzde 4,41

Fikrim yok - Yüzde 1,05

Katılımcı sayısı: 62 bin 645





Umut Sarp Zeylan
 

Tarih : 21.07.2008

www.insankaynaklari.com dan alınmıştır.

 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

[sensizlikfakultesi] Atalarım ne söylerse doğru söyler

Fakir, parasız olan değil akılsız olandır!

 

Türk Atasözü

 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

[sensizlikfakultesi] Mp3 dinleyenler dikkat !!!

Mp3 dinleyenler dikkat


Mp3 dinleyenler dikkat

Uzun süreli ve yüksek sesle müzik dinlemenin vücudunuzda ne gibi hasarlara yol açtığını biliyor musunuz?

 Uyku bozukluğu, işitme kaybı, huzursuzluğa ve tansiyona neden olabilir

Kulaklıkla uzun süreli ve yüksek sesle müzik dinlemenin işitme kaybına neden olduğu belirlendi. Prof. İrfan Papila, “Yüksek volümlü ses, iç kulağa hasar vererek gençleri sağır ediyor” diyerek gençleri uyardı.

Teknolojinin gelişmesiyle hayatımıza giren mp3 çalan cep telefonları ve walkmanlar, birçok sağlık problemini de beraberinde getirdi. Kulağın içine takılan kulaklıkla uzun süre ve yüksek sesle müzik dinlemek, işitme kaybına neden oluyor.

İstanbul Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Papila, “Cep telefonu ve walkman gibi araçların sesini sonuna kadar açtığınızda, yüksek sesi kulak kanalından içeri vermiş olursunuz. Bu durum iç kulağa hasar veriyor” dedi. Gürültüye bağlı işitme kayıplarına ‘akustik travma’ denildiğini ifade eden Prof. Papila, bu alışkanlığın kulak çınlaması, uyku bozuklukları, huzursuzluk ve yüksek tansiyon gibi rahatsızlıkları da beraberinde getirdiğini söyledi.

İnsanların gündelik hayatta sürekli gürültüye maruz kaldığını kaydeden Papila, 80 desibelden daha fazla sese maruz kalmanın kulağa zarar verebileceğini ifade etti. Papila, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Fısıltı 30, normal konuşma 60, yol ve trafik 80, walkman ve cep telefonlarının ses çıkışları 60-120 desibel olduğu biliniyor. Bununla birlikte şimşek 120, tüfek 140 desibeldir. Bu oranlara baktığımızda insan kulağının sürekli gürültüye maruz kaldığını söyleyebiliriz. Bu yüzden kulaklarımızı gürültüden uzak tutmamız gerekir.”

Kulakların, gürültüden korunması gerektiğini kaydeden Papila, sesi dışarı veren ve kulağın içine girmeyen kulaklıkların kullanılmasını tavsiye etti. Papila, “Duyabileceğinizin çok üstünde yüksek sesle müzik dinlemenin kulağa zarar verdiğini unutmayın. Ansızın gürültüyle karşılaştıysanız, kulaklarınızı ellerinizle korumaya çalışın. Uzun süre cep telefonu ve kulaklık kullanmaktan kaçının” tavsiyesinde bulundu.

Hürriyet.com

 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

[sensizlikfakultesi] Gününüz Aydın Gönülleriniz Huzurla Dolu Olsun:) Kolay Gelsin:)

Gününüz Aydın, Gönülleriniz Huzurlu,
Cepleriniz Para Dolu Olsun:))
Kolay Gelsin, Sevgimle Kalın:)
Çünkü ben yine sizinle çok fazla olamayacağım, yine yoğunum bugüünnn:(((
Gül


--
www.gulkulcu.com

Atamız ümitsizliği asla kabullenmedi;
O'na "Ordu yok" dediler, "Kurulur" dedi.
"Para yok" dediler, "Bulunur" dedi.
"Düşman çok" dediler, "Yenilir" dedi ve
bütün söyledikleri doğru çıktı.

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

05 Ağustos 2008 Salı

[sensizlikfakultesi] :))))))))))))))))))

 

 

 

 

 

 

 


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

[sensizlikfakultesi] Dogumgünü...MİSTER MUMYA


--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---

[sensizlikfakultesi] GUZEL SOZ

Olgun bir insanı dost edinmek istiyorsanız tenkit edin, basit bir insanı dost edinmek istiyorsanız methedin.

 

KİMİN OLDUGUNU BILMIYORUM ALINTIDIR...


--
jasmine

--~--~---------~--~----~------------~-------~--~----~
Bu gruba posta göndermek için , mail atın : sensizlikfakultesi@googlegroups.com
Bu gruba üye olmak için, boş bir mail atın:
sensizlikfakultesi-subscribe@googlegroups.com

http://www.hayalgemisi.net
http://www.hattattaner.com
http://www.sensizlikfakultesi.net
http://www.sensizlikfakultesi.com

ÜYELERİN İSTEKLERİ DIŞINDA MSN TARZI PROGRAMLARDA KİŞİ LİSTESİNE EKLEMEK,ÖZEL MESAJ ATMAK ,SİYASAL MUHABBETLERE GİRMEK , YASADIŞI DOSYALAR YOLLAMAK , KÜFÜRLÜ KONUŞMAK , KESİNLİKLE YASAKTIR BÖYLE BİR ŞİKAYET KARŞISINDA ÜYELİĞİNİZ GERİ DÖNÜŞÜM OLMADAN SİLİNECEKTİR..
-~----------~----~----~----~------~----~------~--~---